|
TARiKATLAR
SUN
MYUNG MOON , Kuzey Koreli fakir bir köylü çocuğu,
mühendislik eğitimi almış, Moon Tarikatı'nın kurucusu.
- FETHULLAH GÜLEN , Erzurum 1942 doğumlu.
Vaiz kadrosunda memur, şu an emekli, fakir bir köylü
çocuğu, yüksek öğrenim görmemiş, Nur Cemaati'nin lideri.
- Sun Myung Moon, 1954 yılında Seul'de, bilinen adıyla "Moon
Tarikatı", resmi adıyla "Birleştirme Kilisesi" ni
kurdu.1951'de Kore'yi işgal eden ABD, Güney Kore'yi
sömürgeleştirirken bir yandan da Hıristiyan tarikatını (Moon)
kurdurarak, bu tarikat marifetiyle, Güney Kore nüfusunun
yüz-de 40'ı, Budistlikten vazgeçirip Hıristiyan yapıldı.
CIA'nın kurduğu Kore CIA'nın Washington temsilcisi
Albay Bo Hi Pak da, Moon tarikatının en güçlü isimleri
arasında yerini aldı. CIA, Moon tarikatını
kullanarak Dünya Anti Komünist Ligi'ni örgütledi. Sun
Myung Moon, 1959'da Amerika'ya yerleşti. Kiliseleri
birleştirme çalışmalarında 1989'a kadar Anti-komünist
mesajlar ağırlıkta iken, komünizmin çöküşü ile Batı'nın
komünizmden sonra en büyük tehlike gördüğü, İslamiyet'e
yöneldi.
- Fethullah Gülen, bugün dört kıtada faaliyet yürüten
örgütünün temelini, İzmir Kestanepazarı 'nda kurduğu "İmam
Hatip ve İlahiyat'a Öğrenci Yetiştirme Derneği" ile attı.
Bunu takiben, Komünizmle Mücadele Derneği'ni kurdu. İlk
şubesini 1954'te İzmir'de açan bu Derneğin ikinci şubesi
Gülen'in memleketi Erzurum'da açıldı. Aynen Moon
Tarikatı'nda olduğu gibi Komünizm ile mücadele hedef
olarak seçildi. O sırada, Komünizmle Mücadele
Dernekleri'nden yetişenler de "komando kamplarını"
kuruyordu. İlginç olan, her iki kampında aynı mekânlarda
düzenlenmesidir.
Eğitmenleri de aynıdır. Sonuçta
Nur'cuları da, Komandoları da aynı kişiler eğitiyor.
(Bkz. Adnan Akfırat, Teori Dergisi, 2005)
-Moon Tarikatının dünyanın birçok yerinde vakıfları,
işletmeleri, okulları, medya kuruluşları mevcut olup,
fakir bir köylü çocuğu olan Sun Myung Moon'un bugün müthiş
bir portföye sahip olduğu dikkat çekiyor.
- Örgütlenme biçimi Moon ile aynı olan ve fakir bir köylü
çocuğu olan Fethullah Gülen cemaatinin; Genelkurmay
Başkanlığı tarafından hazırlanan rapora göre, 1998 yılı
itibariyle:
"Yurtiçinde, 85 vakıf, 18 dernek, 89 özel okul, 207
şirket, 373 dershane, yaklaşık 500 öğrenci yurdu ve biri
İngilizce yayımlanan 14 dergi, 15 ülkede yayımlanan 300
bin tirajlı Zaman gazetesi, ulusal düzeyde yayın yapan iki
radyo ve uluslararası yayın yapan Samanyolu televizyonu;
yurtdışında, 6 üniversite ve yüksekokul, 236 lise, 2
ilkokul, 8 dil ve bilgisayar merkezi, 6 üniversiteye
hazırlık kursu ve 21 öğrenci yurdu olmak üzere toplam 279
eğitim kuruluşu" bulunuyor.
(Bkz. Batı Çalışma Grubu tarafından hazırlanan Bilgi
Notu, s.4 ve 5)
Moon Tarikatının sahibi olduğu ABD'nin en büyük
gazetelerinden biri olan Washington Times gazetesi ile
Fethullah Gülen'in Türkiye'de yayınlanan Zaman gazetesi
arasında sıkı bir işbirliği olduğu söyleniyor.
Zaman Gazetesi'nin İngilizce olarak çıkardığı gazetede BM
Genel Sekreteri Kofi Annan'ın 15 gün ara ile köşe yazısı
yazacağı, Zaman Gazetesi tarafından iki hafta önce
okuyucularına duyuruldu.
-Myung Moon liderliğindeki tarikat, Kiliseleri
birleştirmek (Unifi-cation Church) felsefesini yaymak
amacıyla düzenlediği toplantılarda çeşitli ülkelerin
tanınmış isimlerini bir araya getiriyor ve bu ülkelerde
örgütlenmeye çalışıyor Tarikat, Hıristiyanları
birleştirmenin yanı sıra, Müslümanlarla Hıristiyanları da
birleştirmeği gaye edindiği için İslami kesimi de hedef
kitle seçiyor.
Türkiye'deki ilk girişimleri de bu amaca uygun olarak
"Dini Araştırmalar" " Hoşgörü" "Diyalog" görüşmeleri
adları altında, Türki-ye'den özellikle dini çevreden çok
aşina isimler tarikatın toplantılarına katılmaya başlıyor.
ABD'de yapılan "Dinlerarası ilişkiler" toplantısına
Türkiye'den 40 kadar ilahiyatçı katılıyor.
Tarikat, Türkiye'de 1991 yılında İstanbul'da. President
Otel'de düzenlenen bu toplantıya katılan Hıristiyan din
adamları, Müslüman din adamları, basın ve medyaya kapalı
üç günlük bir seminer gerçekleştiriyor, 1994 yılında yine
İstanbul'da The Marmara Oteli'nde yine medyaya kapalı
olarak gerçekleştirilen bir başka toplantıda Türk kamuoyu
için şok isimler katılımcı oluyor.
Bu tarikat ülkemizde müthiş bir MİSYONER faaliyet
başlatıyor.
-Fetullah Gülen' in de savunduğu ana kavram
"hoşgörü" ve dinler arası diyalog". Dahası, Moon
tarikatının başlattığı dinlerarası diyalog girişimine
Türkiye'den de Fetullah Gülen destek veriyor.
Papa ile görüşüp, yetkisinde olmamasına rağmen, "Harran da
üç semavi dine din adamı yetiştirecek bir ilahiyat
üniversitesi kurmayı teklif ediyor. Yani Gülen,
İstanbul'da izin verilmeyen ruhban okulunun Güneydoğu da
açılmasını istiyor.
(Bkz. Arslan Bulut,Büyük Kurultay Sayı 97, 28.06.1999)
-Moon Tarikatı'nın, ilk Türkiye temsilciliğini
Kasım GÜLEK yapıyor.. Kasım Gülek ile Fetullah Gülen
samimi birer dostlar.
Zira,Fetullah Gülen, ABD'nin Türkiye Büyükelçisi
Morton Abramowitz ile tanıştırılmasını Kasım Gülek'in
sağladığını kendi ağzından söylüyor.
Abramowitz'in ise Fetullah Gülen'i, Pentagon ve Papa dahil
birçok kişi ve kuruluşa taşıdığı biliniyor.
Kasım Gülek'in vasiyeti üzerine cenaze namazı bizzat
Fetullah Gülen tarafından kıldırılıyor. (Bkz. 01.09.1997
tarihli Zaman Gazetesi, 21.01.1998 tarihli Yeniyüzyıl
Gazetesi)
Gülen, 1992 yılında ABD'ye gittiğinde, Kasım
Gülek'in Amerikan Ordusu'nda albay olarak görev
yapan, daha sonra şüpheli bir şekilde ölen,
baldızı Aylin Rodomisli (Adı Aylin romanında
anlatılan kişi) aracılığıyla Pentagon ve CIA ile ilişkiye
geçtiğini de bizzat kendisi söylüyor.
Kasım Gülek'in kızı Tayyibe Gülek, daha sonra DSP'den
Adana milletvekili seçiyor. Ecevit'in son yıllarda
Fetullah Gülen'e sempati duyduğu bilinen bir gerçek.
Tayyibe Gülek'i yetiştiren kişi teyzesi Aylin
Rodomisli olup, bu kişi aynı zamanda Fetullah Gülen'in
Pentagon'la ilişkisini kuran kişidir.
-Moon Mesihliğe soyunurken, Fetullah Gülen İslam
temsilciliğine soyunmaktadır.
- Moon'da, Gülen'de Amerika'yı üst olarak
seçmişlerdir. Gülen rahatsızlığı nedeniyle ABD'ye
gittiğini söylemesine rağmen on yılı aşkın bir süredir
dönmemiştir.
-Her iki tarikatın da Amerika'daki NED, CSIS ve CIA
örgütlerince desteklendiği söylenmektedir.
-Moon tarikatı ile Fetullah Gülen'i birleştiren
bir diğer ismin ise Abdullah Çatlı olduğu söylenir.
Zira Çatlı'nın, 1981 yılında Dünya Anti Komünist
Ligi'nin toplantısına katıldığı ve 1992'de Gülen'i
ABD'de havaalanında karşıladığı ileri sürülmektedir.
Abdullah Çatlı Fetullah Gülen ilişkisi, MİT'in düzenlediği
Susurluk Raporunda'da yer almaktadır.
- Fetullah Gülen'in Zaman Gazetesi'nde, Elif Şafak, Etyen
Mahçupyan gibi yazarların sürekli insan hakları,düşünce
özgürlüğü, demokratikleş me, azınlık hakları
v.b.konularında yazmaları gözden kaçmamaktadır.
Kaynak Açık İstihbarat
İşte
Türkiye’nin tarikat haritası
Türkiye’nin her bölgesinde bir tarikat ve cemaat var? İşte
şehir şehir tarikat haritası:
Çoğunlukla kapalı bir ilişki ağı kuran ve içe dönük
yaşayan tarikatlar, bunlardan doğan cemaatler neredeyse
tüm şehirlerde faaliyette. Kökleri çok eskiye dayanan
tarikatların çizgisinden geldiğini iddia eden birden fazla
cemaat var. Sık sık kendi içlerinde bölünüyor, aralarında
mücadele ediyorlar.
Çoğunlukla kurdukları vakıflar aracılığıyla hareket
ediyorlar. Kimileri de neredeyse holdingleşmiş durumda.
Postluk bazen babadan oğula, bazen kardeşlere geçiyor.
Cemaatlerin bazılarının siyasetle çok yakın bağları var,
bazıları politikayla ilgilenmiyor. Ancak tüm Türkiye’nin
her bölgesinde günlük hayatı ve insan ilişkilerini
etkiliyorlar. Tarikatları, kurucularını, etkili oldukları
bölgeleri, yaklaşımlarını araştırdık, haritasını çıkardık.
İSTANBUL-KAYSERİ-DÜZCE-ANKARA
Kadiri Muhammediye
Kadiri tarikatı kökenli Muhammediye kolu İstanbul, Ankara,
Kayseri ve Düzce’de güçlü. Lideri Şeyh Seyyid lakabını
kullanan Muhammed Ustaoğlu. 1987’de imamlıktan emekliye
ayrılan Ustaoğlu, İstanbul’da yaşıyor. Kendisinden sonra
yerine geçmesine kesin gözüyle bakılan oğlu Muhittin
Ustaoğlu da Diyanet İşleri’nde görevli, Düzce’de imamlık
yapıyor. Cemaatin Kayseri vekili Muammer E. Almanya vekili
Şükrü Oral. Muhammediye, tarikat şeceresini Kadiri
tarikatının kurucusu Abdülkadir Geylani’ye dayandırmakla
birlikte kendisini Nakşibendi ve Mevlevi geleneğinin
parçası kabul ediyor. Zikir törenlerinde zaman zaman
yaklaşık bin kişiyi buluşturmayı başarıyor.
KÜTAHYA
Halveti tarikatının Şabaniye Kolu
Şeyhlik postunda Mehmet Dumlu oturuyor. Türkiye’nin en
aktif Halveti tarikatı olarak biliniyor. Düzenli
yaptıkları zikir törenlerine kadın ve erkeğin bir arada
katılmasıyla tanınıyorlar. Kütahya merkezli cemaatin zikir
törenlerine İstanbul’un yanı sıra, Bursa, Uşak, Eskişehir,
Ankara ve Afyon’dan da geniş katılımlar oluyor.
ANKARA-VAN-Ş.URFA-İSTANBUL
Hizb-ut Tahrir
Grup kendisini "İdeolojisi İslam olan parti" olarak
tanımlıyor. Adlarını Hizb-ut Tahrir Türkiye sözcüsü Yılmaz
Çelik’in İstanbul Fatih Camii’ndeki basın açıklamasıyla
duyurdular. Ankara ve İstanbul’un yanı sıra Şanlıurfa ve
Van’da da güçlü oldukları biliniyor. Örgüt çalışmalarını
Ankara merkezli Köklü Değişim adlı dergi çevresinde
sürdürüyor.
ANKARA- ANTALYA
Galibiler
Kadiri-Rufai tarikat geleneğinden gelen cemaatler arasında
tarikatlığını ilan eden tek kol. Şeyhleri Hacı Galip Hasan
Kuşçuoğlu. Zikirde şiş çekmeleriyle tanınıyorlar. Her
perşembe akşamı Ankara’nın Hüseyingazi semtindeki Tevhid
Camii’nde yaptıkları zikre yaklaşık 3 bin kişi katılıyor.
Müritlerin çoğu çevredeki sitelerin esnafı. Şeyh Kuşçuoğlu
kendisini şöyle tanımlıyor: "Mezhep olarak Hanefi; meşrep
olarak Alevi; yol olarak Kadiri-Rufai Galibiyiz."
Faaliyetlerini, şeyhin adını taşıyan eğitim vakfı
kanalıyla sürdürüyor. Cemaat Antalya’da da faaliyette.
ERZURUM
Nurcu Kırkıncı Hoca Grubu
Said Nursi’nin ölümünden bu yana Nurcular 10’dan fazla
gruba bölündü. En etkin grup Fethullah Gülen cemaati.
Ancak, Nurcular içinde bir isim var ki, Said Nursi’nin
ölümünden bu yana "talebeler" içindeki saygın önder
konumunu hiç kaybetmiyor. Bu isim, Nurcular arasında
Kırkıncı Hoca olarak tanınan Mehmet Kırkıncı. Said-i
Nursi’nin, "Evlerinizi medrese yapın" çağrısına uyup
Erzurum Karanlık Kümbet Medresesi’ni kuran Kırkıncı,
yaşamını burada sürdürüyor. 12 Eylül darbesinden iki yıl
sonra MGK Başkanı Genelkurmay Başkanı Kenan Evren’e mektup
yazan Kırkıncı Hoca, "Dini güçlendirmek, milleti
güçlendirmektir" demiş, ima yoluyla da olsa anayasa
referandumunda cemaat desteğine karşılık, cemaate destek
arzusunu dile getirmişti. Bu tavrı nedeniyle Nurcular
arasında eleştirilse de, müridleri ve Gülen’i Nurcu yapan
hocası olduğu için, Gülen Cemaati taraftarları arasında
özel bir otoriteye sahip.
TRABZON
İcmalciler
Kadiri Tarikatı’nın İcmal Kolu’nun lideri Haydar Baş son
dönemde çalışmalarını Bağımsız Türkiye Partisi adıyla
sürdürüyor. Parti, 3 Kasım 2002 seçimlerden büyük bir
yenilgiyle çıktı. Ulusal televizyon ve günlük bir
gazetenin sahibi Haydar Baş’ın Türkiye’nin en zengin
cemaat liderleri arasında olduğu iddia ediliyor. Trabzon
ve çevresinde güçlü. Baş’ın ismi Trabzon’daki rahip
cinayeti sonrasındaki tartışmalarda geçmişti.
İSTANBUL-BURSA
Cerrahiler
Halveti tarikatına dayanıyor. Dergahları, İstanbul’da
Fatih-Karagümrük’teki Kethüda Canfeda Hatun Camii
bitişiğinde. Zikirlerinde, müzik ve ibadet dışında hiçbir
şey konuşulmuyor. Müritleri arasında çok sayıda tanımış
ses sanatçısı bulunuyor. Tarikatın Tophane’deki Kadiriler
yokuşundaki Kadirhane’sinde düzenlenen zikir törenleri
neredeyse turistikleşmiş durumda. Kadirhane’nin şeyhi
Ahmet Misbah Erkmenkul. Celvetiye tarikatına bağlı İsmail
Hakkı Bursevi tarafından kurulan Hakkıye kolunun müritleri
ise en çok Bursa’da yaşıyor. Kurucularının adını taşıyan
bir vakıfları var.
İSTANBUL-ANKARA-ÇORUM-BOLU
Uşşakiler
Halveti Tarikatı’nın bir kolu Uşşakiye. Merkezi İstanbul
Kasımpaşa. Kurucusu Pir Hüsameddin’in türbesi de bu
semtteki aynı isimli camide. Tarikatı kamuoyuyla
tanıştıran isim İbrahim İpek. Uzun yıllar sessiz faaliyet
gösteren tarikat onunla birlikte ün kazandı, İpek Yolu
adlı yeni bir cemaat oluştu. İpek’in 2000 yılında ölümünün
ardından posta 44 yaşındaki eski milli güreşçi Fatih
Nurullah oturdu. Nurullah tarikat nüfusunu artırmak için
herkese açık kutlamalar, piknikler düzenliyor; zikirleri
tarikat üyesi olmayanlara da açıyor. Tarikatın
Kasımpaşa’daki merkezi her sene Bolu’da ve Çorum’da
düzenlediği "Devran" adlı zikir törenleriyle tanınıyor.
Bolu’daki son devrana 2 bin kişi katılmıştı.
ADIYAMAN-ANKARA-AFYON-SAKARYA-İSTANBUL
Menzilciler
Nakşibendi Tarikatı’nın Menzil Kolu adını Adıyaman’ın
Menzil köyünden alıyor. Cemaatin en ünlü ismi, uğradığı
zehirli iğne saldırısından bir süre sonra hayatını
kaybeden Raşit Erol. Şeyh postunda şimdi kardeşi Abdülbaki
Erol oturuyor. Şeyh adaylarından Fevzettin Erol ise
şimdilik cemaatin Ankara ve Afyon örgütlenmesini
yönetiyor. Menzilcilerin Ankara çevresi "Semerkant Grubu"
olarak da adlandırılıyor. Fevzettin Erol, yılın bir
bölümünü de Afyon’daki merkezde geçiriyor. Cemaat ekonomik
gücünü özellikle kendilerine derviş adını veren müritlerin
kurduğu şirketlerin belediyelerden aldığı ihalelerle
arttırıyor. Raşit Erol’un "İmanı kurtarmanın ve
pekiştirmenin kafi olduğu bir devir yaşıyoruz" anlayışıyla
hareket eden cemaatin Adıyaman Menzil ve Ankara merkezleri
özellikle alkol bağımlılığından kurtulmak isteyen
kişilerin ilgi odağı.
SİİRT- ANKARA- İSTANBUL- ELAZIĞ
Tillocular
Kurucuları Sultan Memduh Hazretleri’nin türbesinin
bulunduğu Siirt’in Tillo beldesi manevi merkezleri.
Süryanice "Yüksek Ruh" anlamına gelen Tillo geleneği
Kadiri Tarikatı’nın en güçlü kollarından. Siyasete uzak
durmaları nedeniyle İcmalcilerden, Kadiri-Rufai
geleneğinde faaliyet sürdürmesi nedeniyle de Galibilerden
ayrılıyor.
HATAY-GAZİANTEP-ŞANLIURFA-KİLİS-MARDİN-BATMAN
Hazneviler
Türkiye Kürtleri arasında en güçlü Nakşibendi
cemaatlerinden biri. Merkezi Suriye’de. Hatay, Gaziantep,
Şanlıurfa, Mardin ve Batman ’da örgütlüler. Cemaatin şeyhi
Muhammed Haznevi yılda en az bir kez Türkiye’ye gelip,
zikir törenlerini yönetirdi. Geçen yıl öldüğünde, binlerce
Türk müridinin cenaze töreni için Suriye’ye geçmek
istemesi haber bültenlerine konu olmuştu. Şeyhliği
Muhammed Haznevi’nin oğlu Muhammed Muta Haznevi üstlendi.
SAKARYA-DÜZCE-BURSA
Hakikatçılar
Hemen hemen tüm cemaatlere karşı yürüttüğü mücadeyle
tanınan Hakikatçılar’ın şeyhi Ömer Öngüt. Adapazarı’nda
yaşıyan Öngüt, Cemalettin Kaplan, Fethullah Gülen,
Necmettin Erbakan, Süleymancılar, İsmailağa Cemaati ve
Diyanet’e yönelik ağır eleştiri içeren kitaplarıyla
tanınıyor. Sakarya başta olmak üzere Düzce, Bursa ve
Ankara’da önemli sayıda müride sahip. Tarikat, şeyhe
mutlak itaat ilkesiyle yaşıyor.
KAYSERİ
NakşibendiYahyalı Cemaati
Kayseri’de Gülen Cemaati’yle birlikte en güçlü dini grup.
Nakşibendi tarikatının Anadolu’daki en önemli kolları
arasında. Yahyalı Hacı Hasan Efendi’den alıyor adını.
Şimdi şeyh postunda oturan kişi Ramazan Dinç. Cemaat,
Kayseri’deki sanayi gelişimine paralel olarak hızla
büyüdü. Müritleri arasında Kayseri’nin önde gelen
işadamları bulunuyor.
İSTANBUL
Işıkçılar
Seyit Abdülhalim Arvasi’ye bağlı Hüseyin Hilmi Işık’ın
kurduğu cemaat günümüzde İhlas Holding şemsiyesi altında
büyüdü. Cemaatin lideri Enver Ören’in rahatsızlığı ve
İhlas Finans’a el konulması cemaatin güç kaybetmesine
neden oldu.
TÜRKİYE’NİN EN YAYGIN İKİ CEMAATİ
Gülen Cemaati ve Nurcular
Türkiye’nin tarikat ve cemaat haritasında Nurcular
ağırlıklı yer işgal ediyor. Tarikatın en ünlü ismi
Fethullah Gülen’in etkinlik alanı Türkiye’nin tüm illerini
kuşatıp, tarikat okulları kanalıyla Afrika’dan Uzakdoğu’ya
uzanıyor. 1941 doğumlu Gülen, 1970’lerden itibaren Nur
hareketi içinde gözyaşı eşliğindeki vaazlarıyla kendi
yolunu çizdi. Akyazılılar ve Türkiye Öğretmen Vakfı gibi
kuruluşlarla başlayan örgütlenmesi bugün büyük bir
ekonomik ve siyasi güce dönüşmüş durumda. Cemaatin
medyadan eğitime, finansa, sağlık sektörüne kadar pek çok
alanda yatırımı bulunuyor. Gülen uzun süredir ABD’de
yaşaması, olası vefatı sonrasında bu büyük ekonomik gücün
nasıl paylaşılacağı belli değil. Nur cemaatinin içinde adı
sık geçen diğer gruplar şunlar: Liderliğini Mehmet
Kutlular’ın yaptığı Yeni Asyacılar (İstanbul), liderleri
İzzet Yıldırım, Hizbullah tarafından kaçırılıp öldürülen
Med-Zehra Vakfı çevresi (Doğu-Güneydoğu Anadolu), Müslüm
Gündüz liderliğindeki Aczmendiler (Elazığ-İstanbul), Yeni
Nesilciler, Yazıcılar
Süleymancılar
Cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan, soyunu
Nakşibendi Şeyhi Selahaddin İbni Seracettin ’e
dayandırıyor. Zamanla bağımsız bir yol izledi. Kurduğu
Kuran kurslarından yetişen öğrenciler, hocalarının
mehdiliğine iman edip, Süleymancılar cemaatini oluşturdu.
Ege ve Akdeniz bölgelerinde güçlenen Süleymancılar zamanla
tüm yurda yayıldı. Faaliyetlerini "kurs ve okul
talebelerine Yardım Dernekleri" adı altında yürütüyor.
Hakikatçılar’ın şeyhi Ömer Öngüt, Süleymancılar’ı "Dinleri
Süleymancılık, imanları para, huyları gasp, meslekleri de
dilencilik olan bir cemaat" olarak adlandırıyor.
Türkiye’nin her ilinde en az bir Kuran kursuna sahip
cemaatin, kurs ve öğrenci yurtlarının toplam sayısının
1500’ü bulduğu söyleniyor. Tunahan ’ın ölümünün ardından
cemaat liderliğine Kemal Kaçar geçti. Onun vefatı
sonrasında ise cemaat her ne kadar reddedilse de iki
kardeş Ahmet Denizolgun ile Beyazıt Denizolgun arasında
bölündü.
İSTANBUL-ANKARA
İskenderpaşa Cemaati
Geçmişi 1800’lü yıllara, Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi’ne
uzanıyor. Uzun süre, Gümüşhanevi tekkesi cemaate ismini
verdi. Mehmet Zahit Kotku şeyhlik postuna oturduktan
sonra, görev yaptığı İskenderpaşa Camii tarikata ismini
verdi. Kotku’nun ölümünden sonra liderliğe geçen damadı
Prof. Esad Coşan da 2001 Şubat’ında Avustralya’da trafik
kazasında öldü. Post oğlu Nurettin Coşan’a kaldı. Esat
Coşan, tarikatı kurduğu vakıflar sayesinde büyüttü.
Bunların en etkini Hakyol Vakfı. Koşan, İlim Kültür ve
Sanat Vakfı ile Sağlık Vakfı’nı da kurarak örgütlenmeyi
genişletti. "Hanım Dernekleri"yle kadın örgütlenmesine
yöneldi. Şu andaki lider Nurettin Coşan, dini eğitiminin
yanı sıra New York’ta işletme öğrenimi gördü. Babasının
isteğiyle 1996’da aile şirketi Server Holding’in
yöneticiliğini üstlendi. Ticari faaliyetleri ve
seyahatleri nedeniyle liderlik görevini yerine
getiremediğini iddia eden bir grubun muhalefet başlattığı
ve tarikattan koptuğu söyleniyor. Siyasetin birçok önemli
ismi cemaatle gönül birliği içinde: Eski cumhurbaşkanı
Turgut Özal, başbakana Recep Tayyip Erdoğan, Korkut Özal,
maliye bakanı Kemal Unakıtan, bir dönem için dahi olsa
Necmettin Erbakan. İskenderpaşa Tarikatı’nın bir de siyasi
partisi var: "Sağduyu Partisi." Recep Tayyip Erdoğan’ın, 3
Kasım 2002 Seçimleri sonrasındaki ilk cuma namazını
Ankara’nın Dikmen semtindeki Mehmet Zait Kotku Camii’nde
kılması bu gönül bağının sembolik işareti olarak
değerlendiriliyor.
İZMİR-MANİSA-AYDIN
Melamiler
Melami Tarikatı’nın kamuoyu önüne çıkan en önemli ismi
Ahmet Arslan. Emekli astsubay Arslan, Şeyh Hasan Özlem’in
1996’da ölümünün ardından posta oturdu. 66 yaşındaki
Arslan, Manisa’nın Salihli ilçesinde yaşıyor. Cemaatin
Aydın, Adana, Uşak ve İzmir’de mürit grupları bulunuyor.
Tarikatın diğer önemli ismi Davud Yılmaz. 73 yaşında,
İzmir’de yaşıyor ve küçük bir cemaati kontrol ediyor.
İstanbul’da da takipçileri var. "İbadet gizli, gösterişsiz
olmalı" yaklaşımını savunan Melamiler genellikle ev
toplantılarında bir araya geliyor.
İSTANBUL-KONYA-ANKARA
Erenköy Cemaati
Kökleri Kelami Dergahı’na ve şeyhi Erbilli Mehmet Esat’a
dayanıyor. Mehmet Esat, tekkeler kapatılınca Erbil’deki
arazilerini satıp, İstanbul’a yerleşti. Erenköy’de bir
köşk aldı, cemaatin temellerini attı. Menemen
Ayaklanması’na karıştığı iddiasıyla gözaltındayken
rahatsızlanıp hayatını kaybetti. Erenköy Cemaati, Mehmet
Esat’ın halifesi Mahmud Sami Ramazanoğlu’nca kuruldu.
Nakşibendi geleneği içinde, esnaf ve işadamlarının kolu
olarak biliniyor. Ramazanoğlu’nun ardından cemaatin dini
sorumluluğunu Musa Topbaş üstlendi. Onun ölümüyle üç isim
ön plana çıktı: Yeni Şafak’ın eski başyazarı Ahmet
Taşgetiren, Eymen Topbaş ve Konya’da yaşayan Tahir
Büyükkörükçü. Şeyh postuna Büyükkörükçü’nün oturduğu ileri
sürülüyor. Konya’da Erenköy Mahallesi’nde yaşayan
Büyükkörükçü bir dönem Milli Selamet Partisi
milletvekilliği de yapmıştı. Erenköy Cemaati’nin Ankara
örgütlenmesini ise Muradiye Vakfı yürütüyor.
İSTANBUL
İsmailağa Cemaati
Kurucusu Ebuishak İsmail Efendi, 1723’te Fatih’te adını
taşıyan camiyi inşa ettirdi. Ölümünden sonra cemaati
tarikat yoluna girdi. Şeyh Batumlu Ali Haydar Efendi,
1960’da ölene kadar liderliği yürüttü. Görevi İsmail Ağa
Camii imamı Mahmut Ustaosmanoğlu devraldı. Cemaat
İstanbul’un merkezi Fatih’te, Türkiye’nin en dikkat çeken
İslami gettosunu oluşturdu. Sarık, şalvar ve cübbeli
giyimleriyle diğer Nakşibendi gruplarından ayrılıyorlar.
İsmailağa Cemaati, Ustaosmanoğlu’nun kökeni nedeniyle
İslami gruplar içinde "Oflular" olarak da tanınıyor.
Cemaatin önde gelen bazı isimlerinin Salih Mirzabeyoğlu
liderliğindeki İBDA-C ile birlikte hareket etmesi, grubun
radikalleşme potansiyelinin bir kanıtı gösteriliyor.
|