|
Cinler Hakkında Daha Fazla Bilgi İcin Tıkla
İNSANIN
BEDENİNE CİN GİREBİLİR Mİ?
Cinlerde bizim gibi bu dünya
üzerinde yaşamaktadır. Onların Yüce Allah
tarafından, ışınlardan enerjiden yaratılmaları
sonucu, insan vücudu dahil her türlü maddeye
girmelerine olanak sağlar. Bütün Kur'an'ı Kerim
tefsircileri cin insan bedenine girer diye
kitaplarına yazmışlardır.
CİNİN İNSAN BEDENİNE GİRMESİNE KUR'AN'I KERİM'DEN
İSPATLAR
Merhum Elmalılı Hamdi Yazır Hak Dini Kur'an Dili
isimli tefsir kitabında, Hicr Suresinin 27.
ayetini şöyle açıklıyor:
VEL CANNE HALAKNAHÜ MİN KABLÜ MİN NARİS SEMUM
Meali: (CANNIDA (İNSANDAN ÖNCE ) MESEMATA (YANİ
MADDEYE ) NÜFUZ EDİCİ ATEŞTEN (ENERJİDEN
IŞINLARDAN ŞUADAN) YARATTIK.
Tefsiri: Samm, semm maddesinden fail, semum da
onun mübalağası feul sığasıdır. Sem, zehir, birde
ince delik manasına gelir. Nitekim bedendeki terin
çıktığı ve havanın girdiği gizli deliklere mesemme
çoğuluna da mesemma denilir. Binaenaleyh, samm ve
semum, maddeye nüfuz edici veyahut zehirleyici
mefhumlarını ifade eder.Cinin nar-ı semumdan
halkedilmiş olması, cin ve şeytanın insana gizli
mesemmatından girecek, zehirleyecek, yakacak bir
mahiyette olduğunu bildirir. (Hak Dini Kur'an Dili
- Elmalılı Hamdi Yazır (Hicr Suresi 27. Ayetin
Tefsiri))
Bakara suresinin 275. ayetini İmam Kurtubi şöyle
açıklamaktadır. "Bu ayette, saranın cinler
tarafından olduğunu inkar edenin, bunun
yaratıkların fiilinden olduğunu, şeytanın insanın
içine giremeyeceğini ve şeytandan dolayı delilik
olamaycağını iddia edenin görüşünün bozukluğuna
delil vardır. (Tefsirul-Kurtubi, 3/255)
"Sara hastalığının eskiden cinlerin yaptığına
inanılırdı. Fakat tıbbın ilerlemesiyle, günümüzde
ise bu hastalığın sadece cinler tarafından değil,
beynin bazı fonksiyonlarını yerine
getirememesindende kaynaklandığı kesin olarak
anlaşılmıştır. Yani sara hem cinden, hemde tıbbi
olabilmektedir."
İmam Taberi bu ayeti tefsir ederken şöyle
demiştir: "Böylece, şeytan onu, dünyada çarpar
yani delirtir." (Taberi Tefsiri)
Peygamber efendimiz bir hadisinde; Şeytan insanın
damarlarında kanı ile birlikte akar,dolaşır.
demiştir. Şeytanın damarlarda kan ile akabilmesi
için mutlaka insanın bedenine girmesi gereklidir.
Peygamberimizden başka, sahabelerde Kuranla tedavi
etmişlerdir. Ebu Davut ve Nevevi Ezkar adlı eserde
bunu doğrulamaktadır. Abdullah b. Mesut (r.a.)
cinli bir hastayı tedavi etmiş ve Allah Rasulu
(s.a.v) bunu onaylamıştır. İmam Ahmed b. Hanbel
Hazretleri de cinli bir hastayı tedavi
etmişlerdir. Kadı Ebu Hüseyin, El Kadı Ebu Yalab
,El Garra El- Hanbeli, Tabakatüs Sahabe-i İmamı
Ahmed adlı kitabında anlatmaktadır.
Kur'an'ı Kerim ayeti, Resulullah Efendimizin
hadis-i şerifi, bu konu hakkında yazılan çeşitli
kitaplar ve kendi deneyimlerimiz, cinin insan
vücuduna kesin olarak girdiğinin ispatıdır. Artık
bu konuda kim ne derse desin tartışılacak bir
durum kalmamıştır.
Bedene cin girdimi, o insan artık hastadır. Çünkü
bedende olduğu müddetçe o kişiye fiziksel, ruhsal
ve uykuda rahatsızlıklar verecektir. Bu cinlerden
bir an önce kurtarılması lazımdır.
Cinin bedene girmesi iki şekilden biriyle olur.
Cinin kendi isteğiyle veya büyücünün
göndermesiyle.
Eğer cin uzun süre bedende bulunursa (özellikle
bayanların) , bir ağaç kurdu nasıl ağacı içten
kemirip kurutursa, cinde insanı ruhsal olarak
bozar. Kişinin zamanla yüz şekli değişir,
kötüleşir. Yüz hatları sertleşir ve çirkinleşir.
Yüzü kara sarı bir renk alır. Bazılarının
gözlerinin etrafı morarır veya gözlerde yanma
ve/veya ağrı olur. Cin devamlı bedende gezdiğinden
vücutta bozulmalar başlar. Genellikle baş ve kalbi
seçtiklerinden baş ve göğüs ağrıları olur. Hangi
ilacı alırsanız alın geçmez. Bazen de cin iştahı
keser yemek yedirmez zayıflatır veya obur hale
getirir çok yemek yedirir, şişmanlatır. Bazılarına
ise aşırı sigara ve alkol içirtir. Çünkü bazı
cinler bu maddelerden zevk almaktadır. Fakat her
cin alkol ve sigara sevmez. Halk arasında cinin
gıdası sigara dumanıdır diye yanlış bir bilgi
vardır. İnsanların çoğu bu durumlarının farkında
bile olmazlar, sebeplerini kendinde veya başka
şeylerde ararlar. Cin insana vesvese verir. Aklına
devamlı kötü düşünceler getirir. Beynine ve
kalbine hakim olur.
Cinin vücutta olmasının diğer bir kötü etkisi
de;kişinin ruh yapısını yukarıda belirttiğim gibi
yavaş yavaş bozar. Ani parlamalar, hiddetlenmeler,
devamlı ağlama ve/veya isteği, bir takım
olanaklara sahip olmasına rağmen hiçbir şeyden
memnun ve mutlu olamama, genç kız ve erkeklerde
anne babaya karşı gelmeler, sözlerini dinlememe ve
aile hayatına uymama vb. davranışlar. Her
bedeninde cin olan kişide bunların hepsi birden
görülmez. Bazıları görülür. Bunlarla beraber esas
olan, belirtiler bölümünde saydığım hallerdir.
Büyücüler tarafından gönderilen cin ve şeytanlar
belirli bir görev için gönderildiklerinden ve
büyücüden korktuklarından vazifelerini daha etkili
yerine getirirler.İnsanlara zulümleri daha fazla
olur.
Cinler Nerede Yaşarlar?
Cinlerin insanlarla birlikte olanlarına "Mir",
(çoğulu ummar,avamir)denir. Çocuklara musallat
olanlarına "Ervah", habis karakterli olanlarına
"Şeytan", üstündekilere "Marid", daha güçlü
olanına "ifrit" (çoğulu afarit) denir. "Hubs"
cinlerin erkekleri, "habais" ise dişileridir.
Cinler genellikle harabe ve çöllerde, hamamlarda,
hurma öbeklerinde, çöplüklerde, türbe ve
mezarlıklarda bulunurlar. Cinler erkeklerden çok
kadınlara musallat olurlar. Cin insan suretine
büründüğünde uzun sure bu halde kalmaz. Bazen
ayrılırlar. Bu ayrılık anlarında kişi gayet
sağlıklı dengeli biri gibi görünür. Hiçbir
hastalık belirtisi göstermez. Cin varken namazdan,
zikirden, Kur'an okunmasından hoşlanmaz. Tuvalette
uzun sure kalmayı ve yalnızlığı tercih ederler.
Bizimle aynı mekânı paylaşan cinler, başka bir
âlemin yani gayb âleminin varlıklarıdır. Gayb
bilinmeyen demektir. Allahû Tealâ her şeyi çift
yaratmıştır. Âlemler de karşılıklıdır. -İçinde
yaşadığımız bu âlem Zahirî âlemdir. Karşıtı ise
öldükten sonra nefslerimizin yaşadığı Berzah
âlemidir. -Cinlerin yaşadığı Gayb âlemi var.
Karşıtı ise onların öldükten sonra nefslerinin
yaşadığı Berzah âlemidir. -Meleklerin yaşadığı Emr
âlemi - Zülmanî âlem - Bir de yaradılıştan önce
var olan yokluk, mekânsızlık âlemi 72/CİN-14: Ve
ennâ minnel muslimûne ve minnel kâsitûn(kâsitûne),
fe men esleme fe ulâike teharrev reşedâ(reşeden).
Muhakkak ki; bizlerden Allah’a teslim olanlar da
var, (kalpleri) kasiyet (bağlamış) olanlar da var.
Kim (Allah’
Detaylı
Bilgi İcin Msn Ekleyiniz
|